27 Şubat 2015 Cuma

SAHTE FATURA (NAYLON FATURA) VE SAHTE FATURADAN KORUNMANIN YOLLARI

Sahte fatura ilk bakışta anlaşılmaz. Sahte faturayı tespit etmek idare açısından çok kolay değildir ve bununla mükellef açısından zor hatta bazı hallerde imkansızdır.  Sahte fatura Şekil itibari ile gerekli unsurları taşıyor olsa bile ve malınızı gerçekten o faturayı veren kişiden almış olsanız, ödemenizi çek ile yapmış olsanızda idarece yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucu o fatura sahte ise çek ile yapılan ödeme o faturayı aklamaz ve gerçek faturaya dönüştürmez.


Sahte faturadan korunabilmek için bazı önlemler alınabilir. 

Örneğin; alım yaptığınız firma öteden beri tanımakta olduğunuz veya muteber firmalardan olması sahte faturadan korunabilmek için en önemli tedbirlerden bir tanesidir. 

Bunun yanı sıra her zaman banka kanalı ile ödeme yapmayı kural haline getirmek gerekir. Bu tedbir vergi mükelleflerini sahte faturadan tam anlamıyla korumayacak ama fatura muhteviyatı malı gerçekten almış olduğunuzu somut bir delille ispat etmiş olacağız. 

Bir diğer ispat şekli aldığınız malın nakliyesini nasıl sağladığınız hususu, malın nakliyesi belgelerle ispatlanabilecek ise olumlu kanaat oluşturabilir.  

Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığının web sitesinden mal aldığınız mükelleflerin faal olup olmadıklarına bakabilirsiniz. Bazen terk etmiş ancak terk tarihinden sonra fatura düzenlemiş ise bunu kontrol ile engellemiş olabiliriz.

İnternet ile birlikte artık neredeyse her şirketin Web sitesi bulunmakta. sizde İnternet üzerinden böyle bir firma olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. eğer mal veya hizmet aldığınız firmanın web sitesi var ise sizde olumlu bir kanaat oluşturabilir.

Mal veya hizmet aldığınız kişinin iş yerine gidip gerçekte böyle bir faaliyeti var mı yok mu öğrenebiliriz.

Bilindiği üzere artık ba ve bs formları aylık olarak verilmekte ve verilen bu formlar çapraz kontrole tabi tutulmaktadır. bu nedenle sahte belge kullanımının tespit edilmesi son derece kolaylaşmaktadır.

Sahte faturayı tanımanız ya da bundan korunmanız önemli. Çünkü olayda parasal boyutuyla birlikte hapis cezasına varan gerçekten ağır bir yaptırım silsilesi bulunuyor.


-------
Konu ile ilgili vergi usul kanunu 359. maddesi aşağıdaki gibidir;

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
(1) Suçlar ve Cezaları 
 Kaçakçılık Suçları ve Cezaları (2) 
 Madde 359 – (Değişik :23/1/2008-5728/276 md.) 

 a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

            Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir. (2) 

b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile Cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. 

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. 

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. 

-----

Ayrıca ziyaa uğratılan vergi nedeni ile  3 kat tutarında vergi ziyai cezası kesilmektedir. Bununla birlikte mükellef kesilen vergi ve cezalar için tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmadan yararlanamaz.



15 Kasım 2014 Cumartesi

DOĞUM BORÇLANMASI


Doğum Borçlanması 


Nereye, nasıl başvurulur?

İlk defa 5510 sayılı Kanuna göre hizmet akdiyle çalışanlar ve kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaya başlayan sigortalılar, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılar ile mülga 506 sayılı Kanun, 1479 sayılı Kanun ve 2926 sayılı Kanununa tabi olan sigortalılar ve hak sahipleri, sigortalının en son çalışmasının/hizmetinin geçtiği sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine başvurarak,
Kamu görevlileri (eski kamu görevlileri sigortalıları veya hak sahipleri “SGK Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı Mithatpaşa Caddesi No:7 Sıhhıye/ANKARA” adresine borçlanma talep dilekçesiyle başvuruda bulunarak doğum borçlanması yapabileceklerdir.
Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalının işvereninden belge istenilmeksizin Kurum hizmet kayıtlarından tespiti yapılarak işlem sonuçlandırılacaktır. 

Kimler borçlanma talebinde bulunabilir?

- Kanuna göre hizmet akdi veya doğum tarihinde hizmet akdi çalışması bulunup daha sonra  kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma kapsamında sigortalı sayılanlar,
- Daha önce hizmet akdi çalışması bulunup 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa Kanuna göre kamu görevlisi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar,
- 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince haklarında bazı sigorta kolları uygulananlar,
- 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılar ile bunların hak sahipleri,
talepte bulunabilirler.

Doğum borçlanmasının koşulları nelerdir?

Kanuna göre hizmet akdiyle   kapsamındaki sigortalı kadının doğum nedeniyle çalışamadığı iki yıllık süreyi borçlanabilmesi için;

- Sigortalı kadının doğumdan önce çalışmaya başlayarak sigortalılık şartını yerine
getirmesi, (tescil edilme ve prim ödeme)
- Doğumdan sonra adına prim ödenmemesi,
- Borçlanacağı sürede çocuğunun yaşaması,
gerekmektedir.

Borçlanma süreleri

- Sigortalı kadının doğumdan sonraki sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise on haftalık süreleri, doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen süre dahil toplam istirahat süresi ile birlikte toplam iki yıllık süre borçlanılabiliyordu, bu durum 6552 sayılı torba kanun ile beraber üç yıla çıkarıldı.  
3 çocuk için doğum borçlanması yapıldığı takdirde kazanılacak prim ödeme gün sayısı 2160 güne çıkmış oldu.( her çocuk için 2 yıl 360X2=720 720X3 =2160 gün)
- Kadın sigortalılar doğum nedeniyle çalışamadıkları en fazla üç defa olmak üzere ikişer yıllık sürelerini (toplamda en fazla 6 yıla tekabül etmektedir.) borçlanabilir.
- Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalıların doğum yaptığı tarihten sonra  adına primi ödenmiş süreler borçlanma hesabında dikkate alınmaz. Prim ödenmiş süreler iki yıllık süreden düşülerek kalan süre borçlandırılacaktır
- Doğum borçlanması yapılacak sürede çocuğun vefat etmesi halinde vefat tarihine kadar olan süreler borçlanılabilir.
- İlk doğumunu yaptıktan sonra iki yıl dolmadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süre borçlanılabilir.

Yusuf SALCIOĞLU

Yusuf SALCIOĞLU